
Hastalar genellikle ön dişlerinde çürük olup olmadığını merak ederler. Diş çürükleri veya boşluklar, ağızın herhangi bir yerinde, dişlerin herhangi bir yüzeyinde oluşabilir. Mineden (dişin sert dış yüzeyi), dentine (dişin ortası) ve pulpaya (dişin siniri) kadar yayılabilirler.
Genel olarak çoğu insan ön dişlerini fırçalama konusunda daha özenlidir çünkü üzerlerinde plak veya yiyecek birikmesi görebilirler. Ancak çeşitli nedenlerle burada da çürükler oluşabilir.
Diyet: Yüksek şekerli ve yüksek karbonhidratlı diyetler, oral bakteriler tarafından daha fazla asit üretimine neden olur ve diş yapısını zayıflatır.
Ağız Hijyeni: Günde iki kez fırçalamayan veya günde bir kez diş ipi kullanmayan kişilerde çürük riski artar.
Ağız Kuruluğu: Tükürük eksikliği, ağızda doğal koruma olmadığında boşlukların ortaya çıkmasına sebep olabilir.
Özellikle hassas alanlar: Ön dişlerde diş eti çizgisi veya ortodontik braketlerin etrafı çürüğe karşı savunmasızdır.
İnsanlarda dört ana diş tipi vardır:
Kesici dişler: Ön dişlerdir; üst çenede dört, alt çenede dört adet bulunur.
Köpek dişleri: Kesici dişlerin yanında, üstte ve altta birer tane bulunur.
Küçük azı dişleri: Her iki tarafta, üst ve alt çenede ikişer adet bulunur.
Azı dişleri: Üst ve alt çenenin en arkasında, her iki tarafta üçer adet bulunur.
Çürüklerin çoğu, pürüzlü yüzeyleri nedeniyle azı dişlerinde meydana gelir. Ön dişler ise daha düz ve ulaşımı kolay olduğundan temizlenmesi daha kolaydır, bu nedenle çürük olasılığı daha düşüktür, ancak yine de mümkündür.
Asitler ve şekerler ağızda bakterilerle birleştiğinde plak adı verilen yapışkan bir madde oluşturur. Plak yeterince uzun süre kalırsa, dişin sert dış tabakası olan mineyi aşındırır ve boşluk oluşur.
Sığ boşluklar yalnızca diş minesini etkiler.
Daha derin boşluklar dentine ulaşır ve hızla yayılır.
En sonunda, kökteki kan damarları ve sinirlere ulaşır, ağrılı apse oluşabilir.
Boşluklar başlangıçta fark edilmeyebilir; röntgenle tespit edilir. Büyüdükçe ağrıya, sıcak veya soğuk yiyeceklerde hassasiyete ve bazen diş üzerinde kahverengi veya gri işaretlere yol açar.
Yetersiz fırçalama ve diş ipi kullanımı
Şekerli ve asitli yiyecek ve içecekler
Genetik ve tıbbi durumlar
Çocuklarda “biberon çürüğü”: Gece boyunca veya uzun süre biberonla süt/formül veya meyve suyu içmek, süt dişlerinde çürük oluşmasına sebep olabilir. Bu çürükler çocuğun diş gelişimi için önemlidir ve erken yaşta konuşma ve çiğneme sorunlarına yol açabilir.
Dolgu: Çoğu zaman porselen veya kompozit rezin dolgu önerilir. Bu malzemeler dişin doğal rengiyle uyumludur.
Kaplama: Boşluk büyükse, dişin ön yüzeyini kaplamak için kullanılır; dolgulardan daha invazivdir.
Kök Kanalı: Çürük derinse, öncelikle kök kanal prosedürü gerekebilir.
Tüm restorasyonlar estetik göz önünde bulundurularak yapılır ve dolgu, kron veya kaplamalar zamanla renk değiştiren doğal dişlerden farklı olarak sabit kalır.
Ön dişlerdeki boşluklar, diğer dişlerdeki boşluklardan ne daha ciddi ne de daha az önemlidir. Erken müdahale, çürüğün yayılmasını ve daha fazla hasarı önler.
Koruyucu önlemler:
Düzenli fırçalama ve diş ipi kullanımı
Florürlü diş macunu kullanımı
Şekerli atıştırmalardan sonra su içmek, asitleri durulamak ve diş minesini korumak
Kliniğimizde, standart diş tedavilerinin yanı sıra en gelişmiş ve modern ağız ve diş sağlığı tedavileri de yapılmaktadır. Diş hekimliği alanında en son gelişmeleri takip etmekte, en kaliteli malzemeler ve en teknolojik ürünler ile hastalarımıza uzun yıllar boyunca ağız ve diş sağlığını devam ettirmelerini amaçlamaktayız.
Klinik olarak alanlarında uzman kadromuz ile tüm ağız ve diş sağlığı problemlerinizi, tedavi başarısını en üst düzeyde tutarak çözüme kavuşturuyoruz. Tüm tedavilerimizde en gelişmiş cihazları ve teknolojileri kullanıyoruz.